Yine döndüm :)

       Uzun süredir aranızda değildim ve hiç bir şekilde paylaşımda bulunmuyordum farkındayım. Hayat insanı çok farklı yerlere götürüyor. Kader dediğimiz şey insanın hayatında öyle belirgin çizgiler bırakıyor ki siz istesenizde , ne kadar "insan kendi kaderini kendi yazar bir yerde kendi belirler" desenizde olmuyor. Yapamıyorsunuz....


      Geçtiğimiz kasım ayında sevindirici bir haberle güne başlamıştım. Hamileydim. O küçücük kan parçaçığı beden olma yolunda can olma yolunda ilerliyordu içimde. Heyecanlıydım tereddütlüydüm ama mutluydum. Öyle çok zorlu bir hamilelikte geçirmiyordum. Her doktora gidişimde dua ediyordum. Kalp atışlarını duymak için can atıyordum. Hatta öyle ki birgün yolda giderken acaba ikiz olup  olmadığını ne zaman öğreniriz diye geçen konuşmaların ardından doktora vardığımızda o müjdeli haberi alacağım aklımın ucundan geçmezdi. O kadar dua etmiştim ki Allah dualarımı kabul etmişti. 


      Dünyanın en mutlu annesiydim ben. İkizdi benim bebeklerim. Sonra başladı "tek yumurta mı çift yumurta mı yok kız mı erkek mi? Yok nasıl bakacağız aynı anda iki bebeğe birden ?" gibi pek çok yorum ve sual geçmedi değil aklımızın bir köşesinden.

      Zamanla alışmıştım onlara canımdan bir parçaydı onlar. Her gün konuşur günlük tutar dokunurdum , elimden geldiğince hissederdim onları.

      Bir gün yine bir doktor kontrolüne giderken hareket etsinlerde cinsiyetlerini görelim diye yediğim çikolatanın ardından onların cansız bedeniyle karşılaşacağım aklıma gelmezdi.

     Çok zor günler yaşadım , çok zor atlattım. Ben 5 aylık bebeklerimi kaybetmiştim. 

      Doğsaydı yaşama şansı çok düşük dediler , Doğsaydı down sendromlu gibi olacaktı dediler... 

      Çok ağladım , en çokta hayallerim suya battı ona ağladım, ya bir dahaki bebeklerimde de aynılarını yaşarsam ya ben taşıyıcıysam diye aklımdan geçmedi değil.

     Sonrasında gelen tahliller testler araştırmalar...
     Atlatılması gereken korunma dönemi...
     Muska yapalım diyenler , hacıya hocaya götürelim okutalım üfletelim diyenler salak saçma safsatalar....
     Sonuç kan pıhtılaşması. 
     Ve bir daha ki hamilelikte kullanmam gereken yüzlerce iğne ve hap!!!

      Şimdi tatil planları yapıyorum kafamı dinlemek için. Belki bir gün tekrar o gücü kendimde bulup kaybettiğim bebeklerimin yerine tekrar yenisini bulabilirim. Aradan aylar geçti ama ben onları unutamadım. Asla da unutmayacağım. 

      Ama içim rahat. Allah verdi Allah aldı. Ben karar vermedim onların yaşamalarına. 

      Sizi seviyorum meleklerim....Sizi çok seviyorum....

Anneniz,


Not : Yakında tekrar sizlerleyim ;)