Yağmurlu Bir Güne Merhaba!



Sabah yoğun bir baş ağrısıyla başladım güne. Akşamında kabuslar gördüm zaten. Gece yarısı kaç defa uyandım kabus diye. Sabah alarmı kapatıp uyumuşum. Bir de baktım 07:10 . "Eyvah!!! geç kaldım yine 20 tl taksi parası . " diye söylenip durdum. Sormayın ne berbat bir gün geçirdiğimi. Baş ağrım daha yeni yeni geçiyor. Her ne kadar böylesine yağmur yağmasa da henüz ,geleceğini anlayabiliyorum.






İş yerindeyim. Bulunduğum mekan bu mekana benziyor. Ormanlık! Golf merkezinde çalışmamdan ötürü. Ağaçlar nasıl da yapraklarını döküyor . İnsanlar bu soğukta dışarıya çıkmaya çekinir korkar ama bizim turistlerimiz bambaşka açıkçası. Yağmur, çamur dinlemeden golf oynuyorlar. Golf deyip geçmeyin çok zevkli bir spor diyebilirim. "70 yasındaki bir kişinin 10 yaşındaki bir kişiyi yenebileceği tek spor."



Hava soğukta değil açıkçası. Yumuşak bir rüzgar esiyor. Ben de bunu göz önünde bulundurarak yeni trenchcoat'umu giydim. Belek'te yaşıyorum. Burada marka birşey alabilmek için Antalya merkeze gitmeniz gerekiyor . Not : en az 35 km.



Uzun süredir Belek çarşısına gitmiyordum. Geçenlerde bir gezeyim dedim annemle. Hem oturur ana kız bir kahve bir pasta yer kalkarız . İkimizede değişiklik olur diye düşündüm.Karşı caddede dikkatimi çekti koton&mavi :) Hemen kalktım gittim çay kahve faslından sonra. Öyle bildiğin orjinal bir mağaza değil yani tabiki orjinal ama bu alışveriş merkezlerindeki gibi değil. Çalışan bey gidip bizzat koton ve maviden ürünleri seçiyor mağazasına koyup satıyor. Tabi benim gibi bu markalara düşkün olan birinden kaçmaz . Şöyle bir gezindim durdum. İki elbise beğendim kotondan. Tabii birde UGG aldım kendime :) Umarım beğenirsiniz.Resimleri nette bulamadım ama en yakın zamanda çekip koyacağım bloguma. Şimdilik trenchcoatla yetinin derim :))